Oytun Erbaş

Oytun Erbaş

Prof. Dr. Oytun Erbaş, fizyoloji ve deneysel tıp alanında uzmanlaşmış, sinirbilimi sıradan insanların anlayabileceği bir dile çeviren Türkiye’nin en tanınan tıp içerik üreticilerinden biri. Beyin sağlığından beslenmeye, otizmden toplumsal davranış kalıplarına uzanan geniş bir içerik yelpazesiyle hem akademi hem de geniş kitleler arasında güçlü bir ses. Söyledikleri her zaman tartışmasız kabul görmese de konuşmayı başlatan taraf olmaktan geri durmuyor.

En baskın duygumuz korkumuzdur. Çünkü korku bizi tehlikelerden korur.

— Oytun Erbaş —

Oytun Erbaş Kimdir?

Oytun Erbaş, 15 Kasım 1978’de İzmir’de doğdu. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden fakülte ikincisi olarak mezun oldu; 2001-2012 yılları arasında aynı fakültede araştırma görevlisi olarak çalıştı. 2018’de doçent, 2023’te profesör unvanını aldı. İç Hastalıkları, Radyoloji, Fizyoloji ve Deneysel Tıp ile Sinirbilim gibi birbirinden farklı dört anabilim dalında araştırma deneyimi bulunan Erbaş, TUS’ta 7 kez ilk 10’a girmiş, uluslararası indekslerde 100’den fazla bilimsel makalesi yayımlanmış bir araştırmacıdır.

ABD Illinois eyaletinde “Experimental Medicine” ve Gebze’deki TÜBİTAK Teknoloji Geliştirme bölgesindeki “Deneysel Tıp” ilaç AR-GE laboratuvarlarının kurucusu olan Erbaş, aynı zamanda Demiroğlu Bilim Üniversitesi bünyesindeki In Vitro ve In Vivo laboratuvarlarını da yönetiyor. Temel araştırma alanları arasında oksitosin ve nöroproteksiyon, otizm tedavisi, inflamasyon ile beyin ilişkisi, epilepsi mekanizmaları ve diyabetik nöropati yer alıyor.

Erbaş’ı diğer akademisyenlerden ayıran şey yalnızca özgeçmişi değil, seçtiği iletişim biçimi. Parkinson ve Alzheimer gibi nörolojik hastalıkların erken belirtilerini, evde yapılabilecek basit testlerle — koku alma yetisi, tek ayak dengesi — herkese anlatabilmesi onun popüler bilim iletişimindeki en güçlü yanı. Beyin bilimini laboratuvardan çıkarıp sofra sohbetine taşıyor.

“Beyin, Mutluluk ve Başarı” gibi başlıklarla üniversitelerde söyleşiler veren Erbaş, sinirbilimi kişisel gelişim perspektifiyle harmanlayan bir çizgide de konumlanıyor. 639 bini aşkın Instagram takipçisiyle sosyal medyada da önemli bir kitleye ulaşıyor.

Ancak bu tablo tek renkli değil. Farklı çevreler tarafından çeşitli sözde bilim iddialarına ve komplo teorilerine destek vermekle suçlanan Erbaş, zaman zaman tıp çevrelerinin sert eleştirilerine muhatap oluyor. Covid-19 döneminde “Türkiye çok az etkilenir” öngörüsü ile tuzlu ayranın otizmi artırdığı tezi en çok tartışılan açıklamaları arasında. Bu denge — erişilebilir bilim dili ile tartışmalı iddialar arasındaki gerilim — Oytun Erbaş’ı Türkiye’nin en polarize edici sağlık figürlerinden biri yapıyor.

Tıbbi bilgiyi sade dille keşfetmek, ezber bozan bakış açılarıyla beyin sağlığınızı güçlendirmek için Oytun Erbaş’ın sosyal medya hesaplarını hemen takibe alın!

Beyin sağlığını pratiğe döküyor: Alzheimer, Parkinson gibi ciddi hastalıkları günlük hayattan örnekler ve ev testleriyle anlaşılır hale getiriyor — tıp fakültesi diplomasına gerek kalmadan.
Bilimi provoke eden bir ses: Sorgulamadan, tek bir kaynakla yetinmeden okumak isteyenler için Erbaş’ın açıklamaları hem bilgi hem de eleştirel düşünce egzersizi sunuyor.
Geniş bir konu yelpazesi: Sinirbilimden beslenmeye, toplumsal davranış kalıplarından dini pratiklerin biyolojik etkilerine uzanan içerik çeşitliliği, meraklı bir zihin için kolayca tükenmiyor.

Beyin sağlığını merak eden, tıbbi bilgiyi sade bir dille duymak isteyen ve zaman zaman alışılmışın dışına çıkan bakış açılarına açık olan her izleyici için Oytun Erbaş kanalı, Türkçe sağlık içerikleri arasında dikkat çekici bir pozisyonda duruyor. İçerikleri salt kabul etmeden, sorgulayarak izlemek ise asıl kazanım olabilir.

1
0

Mecranın Diğer Yazıları

Sosyal medya ve mahremiyet

Sosyal Medya ve Mahremiyet

Mahremiyetin bittiği, anormalliğin normalleştiği ve cep telefonunun genlerimizi değiştirdiği bir çağda yaşıyoruz. Oytun Erbaş bu…
Analizi Oku

Benzer Mecralar

İlgi Alanlarda İçerik Üreten Diğer Mecralar